Fransa’da hükümet güvenoyu alamayarak düştü
ForInvest – Fransa’da Ulusal Meclis’te yapılan oylamada güvenoyu alamayan Başbakan François Bayrou hükümeti düştü.
Bayrou liderliğindeki hükümetin güvenoyu alamayarak düşmesiyle Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ikinci kabinesi de görevini bıraktı. Bu gelişme, ülkenin kamu maliyesini zorlayan siyasi işlev bozukluğunun ve derinleşen istikrarsızlığın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
577 sandalyeli Ulusal Meclis’te 364 milletvekilinin desteğini alan güvensizlik önergesi sonrası Bayrou, istifasını sunmak zorunda kaldı. Macron’un merkezci müttefiki Bayrou’nun dokuz aydan kısa sürede görevden ayrılması, yatırımcıların Fransa’nın yükselen bütçe açığını kontrol altına alma iradesine dair şüphelerini artırdığı bir dönemde ülkedeki siyasi felci derinleştiriyor.
İstifa öncesi milletvekillerine seslenen Bayrou, Fransa’nın mali durumunu “sessiz, yeraltı, görünmez ve dayanılmaz bir kanama” olarak nitelendirerek, “Hükümeti devirme gücünüz var, ancak gerçeği silme gücünüz yok.” ifadelerini kullandı.
Ülke borcunun ekonomik çıktının %114’üne ulaşması ve borçlanma maliyetlerinin savunma harcamalarını geride bırakmasıyla birlikte, Macron’un yeni bir başbakan atama ve parçalanmış Ulusal Meclis’te bütçe mutabakatı sağlama görevi daha da zorlaştı. Aşırı sağcı ve aşırı solcu partiler, hükümetin düşüşünü sistemin çöküşü olarak yorumlarken, Ulusal Meclis’teki tripolarizasyon – Macron’un yanlısı 210, solcu 192 ve aşırı sağcı 138 sandalye – bütçe önceliklerini uzlaşmaz hale getiriyor.
Panthéon-Sorbonne Üniversitesi’nden Benjamin Morel, “Siyasetin üç kutupluluğu ülkeyi yönetmeyi zorlaştırıyor. Bu siyasi sorunu aşamadığımız sürece, sadece geçici çözümler uygulayacağız,” yorumunda bulundu.
Siyasi kriz derinleşirken, Fransa’nın borçlanma maliyetleri Yunanistan’ı aşarak İtalya seviyelerine ulaştı. Fitch Ratings’in Cuma günü Fransa’nın kredi notuna ilişkin bir değerlendirme yayınlaması bekleniyor.
Bayrou, mali durumu parlamentoya kabul ettirmek amacıyla talep ettiği güvenoyundan önce, Fransa’nın 2,2 trilyon eurodan 3,3 trilyon euroya çıkan kamu borcu ve %5,8’lik bütçe açığına dikkat çekmişti. Önerdiği 44 milyar avroluk bütçe kesintileri, iki resmi tatilin iptali gibi önlemleri içermiş ve geniş çaplı siyasi tepkilere neden olmuştu.








